Başlangıç
Hayat bazı evrelerinde berraklaşıyor, belirginleşiyor insanı özendirircesine. Belki de hiç ummadığımız bir yerdedir, yüzümüzü okşayacak olan aydınlık. Kim bilebilir ki, kimler de saklıdır o en doğal haliyle amaçları sevmiş olan saflık. Önem verenler nerededir, cümleleri sevenler, onları arkadaş edinenler… Güzel bir kurgunun içinde doğup ölesi geliyor insanın. Ortak bir kurgu olmalı bu şüphesiz, iyi insanların kuracağı bir kurgu. Oyun demeyelim biz buna, dünyayı sahneye indirgemeyelim. Gerçek olsun herşey ve oluruna bırakılsın, daha da iyi olacaklarına. Çok şey istiyorum galiba. Gözlerin gördüğü bedenleri sever insan, sahte gülücüklere yetinir, tatmin eden mutluluklar edinir uzun süremeyeceklerini bildiklerini varsayarak. Peki ama daha ne kadar dayanacak insanın aslı bu duruma? Daha ne kadar ahlaksızlaşıcaz, şakalarımızı, muhabbetlerimizi aşıp gerçeğe dökerek. Bir kadının narinliğini ne zaman öğrenecek erkekler. Bir erkeğin kanatlarının altına ne zaman bırakacak kadınlar ” o benim eşim!” diyerek. Hangi özgürlüklerden bahsetmemiz gerek. Hangi maddi güçten, hangi statüden. Ne zaman bıkacak insanlar zenginin peşinden koşmaktan. “Ben fakirim, gel ey yar… bir kör bıçakla çıkartıp pazara sunsan, paha biçilemeyecek bir kalbim var” sözcüklerine ne zaman gülmeyi bırakıp ,düşünecekler ardından gelebilecek samimi yuvayı?
Sayhalar yetersiz kalıyor. Sükûnet çaresiz, tekedilmiş anlamsızlığa. Birileri durmadan konuşuyor, şişiriyor milleti. Aşk öksüz kalıyor, sevgi çoktandır kayıp. Birşeyler hep iyi gitsin isterken, kötüleri seçip
isyana kalkışıyoruz hiç durmadan. Peki hakkettiğimiz mi oluyor bu, seçtiğimiz mi? Neden kadere bağırıyoruz herşeyi. Bunu belirleyen Allah mı, yoksa biz miyiz? Küçücük bir bedenin verdiği o doyumsuz mutluluğu dünyada neye değişir insan. Bunu kimden istemelisin ki, eşinle ve bebeğinle mutlu olabilesin. İnsanlar evliliği düşünmez olmuş güvensizlikten. Çırpınanlar gerzek mi bu çaba niye? Kurtarılmayı bekleyen, çevrenize örnek olacak olan, aşkın aslını sevginin alasını verecek olan insanlar var elbet etrafımızda. Ama korkuyor insan, zaman Ahir Zaman. İnancın tükendiği yerde, aşkı bulabilene aşk olsun. Dilerim ki ölmeden görebileyim kumruların gün doğuşuna uyanıp birbirlerine sarılmalarını. Dilerim ki, birileri boyanmamaış kırmızı güllerle yaşasınlar birbirlerine olan aşklarını. İnanıyorum ki, birileri sevip, sayıp, kolladıkça, aşk için yaşayan nesiller doğacaktır, ölüm çaresiz kalacaktır.
Ufuk ALTINTAŞ
